logo

Lalezarforum » GÜNCEL KONULAR VE MUHABBET » İslam ve İnsan » İslami Yazılımlar
--- Muharrem ayında yapılması tavsiye edilen ibadetler
Kullanıcı Adı:  
Parola:     
    Giriş Üye Ol Yardım Üye Listesi Takvim Yeni Mesajlar Arama
Kayıt Olabilmek İçin Kutucukların İşaretini Kaldırmayın
Hızlı Kayıt Ol
Kullanıcı Adı Şifre Şifre Tekrar Email Email Tekrar



Bu Konuyu Görüntüleyenler
Cevapla  Konu Gönder 
Konu Görünümü | Doğrusal Görünüm
Muharrem ayında yapılması tavsiye edilen ibadetler
Yazar Mesaj
Seyyah
General
*




Üye Bilgileri
Mesaj Sayısı : 758
Üye no : 49
Durum :
 Rep BiLgisi
Rep Derecesi : 5
Rep Ver :

Mesaj: #1
Muharrem ayında yapılması tavsiye edilen ibadetler


Halis ECE

Muharrem ayında yapılması tavsiye edilen ibadetler


Muharrem ayı, hicrî-kamerî senenin birinci ayıdır.

Bu ayın ilk gecesi, akşam ile yatsı arasında (yani zilhiccenin son gününü, muharremin ilk gününe bağlayan gece) Allah rızâsı için 2 rekat namaz kılınır.

Namaza şu niyetle başlanır: Yâ Rabbî, bizi yetiştirmiş olduğun bu seneyi, hakkımızda mübârek kılman; afv-ı ilâhine, feyz-i ilâhine mazhar eylemen; dünyevî ve uhrevî saâdetlere nâil eylemen için, Allâhü Ekber.

Her iki rekatte 7 Fâtiha-i şerîfe, 7 Âyetül-Kürsî, 7 İhlâs-ı şerif okunur. Namazdan sonra:

11 defa: Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemût. Biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şeyin kadîr., 11 İstiğfâr-ı şerif, 11 Salavât-ı şerife okunup duâ yapılır. Duâda, geçmiş senenin günahlarının afvı ve yeni seneye günahsız girmek için ilticâ edilir.
***

Muharremin birinci gecesi ayrıca şu şekilde niyet ederek bir Tesbih Namazı kılınır.

Yâ Rabbî, bu yeni senede beni mağfiret-i ilâhine, rızâ-i ilâhîne ve hidâyet-i ilâhîne mazhar eyle. Yeni açılan amel defterimi rızâ-i ilâhîne muvâfık amel ile doldurmayı bana nasip eyle. Beni gadab-ı ilâhîne dûçâr olacak amellerden muhâfaza buyur. Rıza-i şerifin için Allahu ekber.

Tesbih namazında şunlar okunur:

1. Rekatte: 1 Fâtiha, 1 Âyetül-Kürsî,


2. Rekatte: 1 Fâtiha, 1 Âmener-Resûlü& (Sûre-i Âl-i İmrânın ilk 2 âyeti de ilâve edilerek)

3. Rekatte: 1 Fâtiha, 1 Hüvallâhüllezî&

4. Rekatte: 1 Fâtiha, 1 İhlâs-ı şerîf.

Namazdan sonra istiğfâr edilir, salavât-ı şerîfe getirilir ve arkasından duâ yapılır.
***

MUHARREM AYININ BİRİNCİ GÜNÜ

Muharremin birinci gününde, her birinde Besmele çekerek, bir defada 1000 İhlâs-ı Şerif okuyanları, Cenâb-ı Hakk -çeşitli vesileler halk ederek- lûtfiyle, keremiyle huzuruna bu âlemden kul borcu ile götürmeyecektir.

Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gün oruç tutmak ve 10. gün âşûre pişirmek faziletli ibâdetlerdendir. Bunu yerine getirenlerin, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Efendilerimizle cennete girecekleri ümit edilir. Bu on günlük orucu tutamayanlar, mümkünse 8, 9 ve 10. günleri oruç tutmalıdırlar. Resûlüllah Efendimiz 9. günü seferde bulunuyorlardı; o bakımdan yalnız 10. günü oruç tutmuşlar ve Sağ olursak gelecek sene 9. günü de tutarız buyurmuşlardır.

Bu ay içinde; perşembe, cuma, cumartesi günleri peşpeşe oruç tutulursa 900 senelik nâfile oruç sevâbı verilir.
***

MUHARREMİN BİRİ İLE ONU ARASINDA KILINACAK NAMAZ

Muharrem ayının biri ile onu arasında bir defa olmak üzere, 2 rekatte bir selâm vererek 6 rekat namaz kılınır. Bu namaz akşamla yatsı arasında kılınabileceği gibi, bu vakitte kılınamadığı takdirde yatsıdan sonra da kılınabilir. Namaza şöyle niyet edilir:

Niyyet eyledim Yâ Rabbî, senin rızâ-i şerifin için namaza. Herhangi bir komşumun ve din kardeşimin veya herhangi bir kimsenin bana hakkı geçmiş ise, bu hakkın ödenmesi için, Allâhü Ekber&

1. Rekatte: 1 Fâtiha, 1 Âyetül-Kürsî, 11 İhlâs-ı şerif.

2. Rekatte: 1 Fâtiha, 10 İhlâs-ı şerif.

3. Rekatte: 1 Fâtiha, 1 el-Hâkümüt-tekâsür, 11 İhlâs-ı şerif.

4. Rekatte: 1 Fâtiha, 10 İhlâs-ı şerif.

5. Rekatte: 1 Fâtiha, 3 Kul yâ eyyühel-kâfirûn, 11 İhlâsı şerif.

6. Rekatte: 1 Fâtiha, 10 İhlâs-ı şerif okunur.

Namazdan sonra duâ edilir. (*)

(*) Mübarek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye Edilen DUA ve İBADETLER, Fazilet Neşriyat, İstanbul, 1983, s. 7-12.


® Her Hakkım Saklıdır.
|l|lllll|lll||ll||lll|||lll|ll
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³ °¹²¹³
30-01-2008 10:49 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Seyyah
General
*




Üye Bilgileri
Mesaj Sayısı : 758
Üye no : 49
Durum :
 Rep BiLgisi
Rep Derecesi : 5
Rep Ver :

Mesaj: #2
Ynt: Muharrem ayında yapılması tavsiye edilen ibadetler


A.L.I.N.T.I.D.I.R

Geçen sene bir internet sitesinde yayınlandığında, bu yazıya gelen itiraz mesajları ve verdiğimiz cevapları da önemine binaen aşağıda vermek istiyorum. Saygılarımla...
***

Bir hanım okuyucudan:

halis ece beye bir sorum olacak.merakımı mazur görünüz ama kul hakkını ödeme ile ilgili olarak yazdıgınız namaz ve ihlas suresi okumak biraz mantıksız.bu bilgilere nereden ulaştınız.araştırmama ragmen bu verdiginiz bilgilerle ilgili kaynek hadis ve ayet bulamadım.eger böyle bir şey olsaydı mutlaka hadis ve ayet olmazmıydı?üstelik rasulullah s.a.v efendimiz miraçdan neden eli boş dönsün.kul hakkı affedilmeyecek diye.bunlar bana çok mantıksız geldi.bir açıklamanızda müzdelifede kul hakkını rabbül aleminin kendi üzerine aldıgını yazmışssınız.bu nasıl bir şey.ya yazarken hata var yada bilgilerde .yada mezhep farklılıgı var.adffınıza sıgınarak yazıyorum bu düşüncelerimi.hakkınızı helal edin.

Aynı okuyucudan II. mesaj:
ben hala cevap bekliyorum.bu yazının aydınlıga kavuşması lazım.yaşçada çok büyük bir abisiniz.saygısızlık yapmak istemem.ama burada bir yanlışlık oldugu kanaatindeyim.
----------------------------------------------------------------------------------------

Verdiğimiz cevap:

S.a.

...................... hanıma cevabımdır&

Dini bilgiler ve hükümlerle ilgili hususlarda illa da mantık kriterleri aranmaz. Çünkü İslâm, aklın yanında nakle de istinat eder. Eğer mantık aransaydı, oruç tutamayanların, bunun mukabilinde fidye vermesini nasıl açıklardınız? Biri imsak, öbürü iftar&

Bahis mevzuu bilgilere nereden mi ulaştım? Bunu görmüş olmanız lazım. Ama ben yine de tekrar hatırlatayım: Fazilet Neşriyat firmasının neşrettiği, Mübarek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye edilen DUA VE İBADETLER isimli kitapçıktan. Onun kaynağı da, o camianın müntesibi bulundukları üstazları-üstâzım son devir dersiamlarından ve Tarikat-ı Aliyye-i Nakşibendiye-i Müceddidîn kolu silsilesinin 33. ve sonuncu halkası Süleyman Hilmi Silistrevî (k.s.) hazretleri...

Malumunuzdur, tasavvufta şöyle bir usûl vardır: Müridin fıkhı mürşidinin amelidir diye& İşte, mürşid-i kâmil u mükemmil olan o zat, bir gün ders esnasındaki bir sohbetlerinde şunları söylüyor: Muharremin birinci günü, meal-Besmele bir defada bin İhlâs okuyup İhlâs Hatmi yapan kimseyi Cenab-ı Hak, huzuruna kul borcu ile almaz; dünyada ödemeğe müyesser kılar. 100 lira borcu olan biri, bu tatbikatı yaptığından, ölmezden 3 gün evvel borcu verilmiştir. (Notlar, Ahbab, 77)

Kısacası bu okunan İhlâs Hatmi ile kul borcu ödenmiş oluyor denmiyor; kul borcunun ödenmesine vesile olduğu-olacağı hatırlatılıyor&
***

Keza biz bu yazılarla kul borcunu -hâşâ- hafife filan alıyor değiliz. Bilakis bu çok önemli mevzuya, tehlikeli günaha dikkat çekiyor, ondan kurtulmanın yollarına işaret etmeğe çalışıyoruz.
Nitekim Ebu Hüreyreden (r.a.) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.), üzerinde kul hakkı bulunan kişilerin kendilerini mazlumlara (hakkı yenen kişiye) bağışlatmalarını öğütler. Bunun yapılmaması durumunda haksızlık yapan kişinin salih amelleri, haksızlığı ölçüsünde alınarak hak sahibine verilir. Eğer verilecek salih amel bulunamazsa o zaman da mazlumun günahları zâlime yüklenir. (Buhari, Sahîh, Mezalim, 10). Bu hadise göre kul hakkı, kişinin cehennemde çekeceği azap noktasında önemli ölçüde belirleyici bir rol oynamaktadır.

Yine Ebu Hüreyreden (r.a.) gelen bir rivayette Rasûlullah (s.a.v.); Allahın huzuruna kul hakkı ile gelen kimseyi "müflis" (iflas etmiş, batmış, elinde bir şeyi kalmamış kişi) olarak tavsif etmişlerdir. Hadis-i şerif mealen şöyledir: Efendimiz (s.a.v.), "Müflis kimdir, biliyor musunuz?" diye sordu. Ashab (r.anhüm): "Bizim aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir", dediler. Rasûlullah (s.a.v.), "Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnad ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir" buyurdular. (Müslim, Sahih, Birr, 59. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyamet, 2)

& ve bu mevzuda daha nice ayet ve hadisler, âlimlerin-velilerin ikaz ve öğütleri&

Bunları kim, nasıl göz ardı edebilir?
***

Yine bilirsiniz ki; dinî-şerî bilgilerin kaynağı sadece Kuran ve Sünnetten ibaret değildir. Edile-i Şeriye-i Asliye bile iki değil dörttür& İcma ve Kıyası da unutmamak lazım. Ayrıca bunların yanında bir de Edile-i Şeriye-i Feriyeler vardır ki, sarınım bunları burada saymağa gerek yok. Kaldı ki bunlar zâhir-i şeriatın delilleridir& Peki bâtın-ı şerîatın delilleri ne olacak? O delillerden bâtına dair olan hükümleri kim istinbat edecek?

İşte bu noktada sözü ikinci bin yılın müceddidi İmam-ı Rabbanî Ahmed Farukî es-Serhendi (k.s.) hazretlerine bırakmak istiyorum& Lütfen sitemizdeki şu linki tıklayınız: Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..
***

Miracla alakalı bilgilerinizi tazelemek için de, aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:
Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..
***

Ayrıca yine hatırlamakta yarar var; bir şeyin size, bize veya başkalarına mantıklı ya da mantıksız gelmesi, pekala bileceğiniz üzere dinî meselelerde ölçü olamaz. Zaten bugün bu alanda ne çekiyorsak, hemen hemen pek çoğunun kaynağı sana göre, bana görecilerden değil midir? Lütfen biz bari bu tuzağa düşmemeye gayret gösterelim.
***

Müzdelifeyle ilgili bahis mevzuu rivayete gelince...

Abbas b. Mirdas es-Sülemînin (r.a.) anlattığına göre, Rasûlüllah (s.a.v.), arafe günü akşamı ümmeti için mağfiret duasında bulunmuştur. Rabb Teâlâ duasına, Ben, zâlimler hariç ümmetini mağfiret buyurdum. Zira ben zâlimden mazlumun intikamını alacağım. diye icabette bulunmuştur. Rasûlüllah (s.a.v.), Ey Rabbim, dilersen mazluma (kendi nezdinden-hazinenden bir lûtuf olarak) cenneti verir, zâlimi de affedersin! dedi. O akşam Rabb Teâlâ bu duasına icabet etmedi. Rasûlüllah (s.a.v.) Müzdelifede sabah namazını kılınca, önceki (cevapsız kalan) duasını tekrar etti. Duasına, arzusu istikametinde cevap verildi. Ravî devamla, Rasûlüllüh (s.a.v.) bunun üzerine (memnuniyetinden) güldü veya tebessüm etti-. demiştir.Hz. Ebû Bekir ve Ömer (r.anhüma), Annem-babam sana kurban olsunlar! Şimdiye kadar bu saatlerde hiç gülmemiştiniz. Sizi güldüren şey nedir? Allah seni sevindirsin! dediler. (Efendimiz s.a.v. cevaben) buyurdular ki, Allâhın düşmanı iblis, Rabb Teâlâ hazretlerinin, ümmetimin hepsini mağfiret buyurduğunu öğrenince, yerden toprak alıp kendi yüzüne saçtı ve Yazıklar olsun bana! Helâk oldum, her emeğim boşa gitti! diye bağırıp çağırmaya başladı. Onun bu korku ve üzüntüsünü görmek beni güldürdü. (Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Muhtasarı, 17, 378-379; ayrıca bkz. Seyyid Abdülkadir Geylani, Gunyetüt-Tâlibîn (Çeviri A. Faruk Meyan), Bereket Yayınevi, İst. 1981, s. 336-337)

Nasıl bir şey olduğunu merak etmişsiniz?

İşte gördüğünüz gibi böyle bir şey.

Bu husustaki Süleyman Efendi (k.s.) hazretlerinin açıklamaları ise şöyle:

Ümmet-i Muhammede af vad edilen makamlar&.
Müzdelife mahal-i cemdir. Rasûlüllah Efendimiz Haccül-Vedadaki son hutbelerini irad buyurduktan sonra, Müzdelifeye gelinceye kadar ağladılar. Allahü zûl-Celâl hazretlerine iltica edip ümmeti için af ve mağfiret dilediler. Hazret-i Mevla da; bu makamlara gelip kendisinden af diledikleri takdirde, Ümmet-i Muhammedi af edeceğini vadetti. Fakat bu herkese söylenmez. (Notlar, Sunguroğlu, 52)
***

Bütün bunlar size göre, Ya yazarken hata var ya da bilgilerde. gibi mi gözüküyor? Lütfen biraz insaf, biraz izan& Tenkit edeyim derken, üslubumuza da dikkat etmeye çalışırsak iyi olur.

Hele hele yukardaki cümlenin devamında gelen, Ya da mezhep farklılığı var. ifadeniz, cidden evlere şenlik! dedirtecek cinsten&

Bendeniz;
- İtikkaden Ehl-i Sünnet-Mâtürîdî,
- Amelen Hanefî,
- Meşreben Nakşî bir Müslümanım elhamdüllilah.

Bunların dışında bir mezhep ve meşrebe mensup olabileceğim intibaına nereden ve nasıl vardınız?

Hakikaten merak ettim.
***

Son olarak, Affınıza sığınarak yazıyorum bu düşüncelerimi. Hakkınızı helal edin. demişsiniz& Kusura bakmayın ama, bunlara düşünce değil, vesvese demenin daha uygun düşeceği kanaatindeyim. Hellallık meselesini bilahare düşünürüz.

Bilvesile tekrar selamlar&
-----------------------------------------------------------

Okuyucudan gelen cevap:
yazdıklarınız ve ilginiz için teşekürederim.fazilet neşriyatın yayınları ihlas yayınlarına benziyor.bu konuda bende araştırma yaptım.ama verdiginiz bilgilere verdiginiz kaynaklar dışında başka yerde bulamadım.ayrıca mahmut hoca efendinin yaptıgı açıklamaya görede böyle bir niyetle bir namazın olmadıgı dogrultusunda.ve de rasulullah s.a.v efendimiz kul hakkının affedilmeyecegini anladıgı zaman üzgün dönüyordu.fakat şeytanı o halde görünce gülümsedi.uzun uzadıya yazmak istemiyorum.ama başka kaynaklarada bakıcam.ve de helallik meselesini düşünürüz demişssiniz.namaz kılsam hakkınızı ödemiş olurmuyum.....
------------------------------------------------------------

Bizim cevabımız:

S.a. Sevgili kardeşim;

"Araştırma" yapman kötü bir şey değil. Gayet tabii ki takdir edilecek bir haslet. Ama gördüğüm kadarıyla "araştırma"ya mesnet teşkil edecek temel İslami ilimler/kıstaslar açısından hayli zayıf görünüyorsun. Bu durumda yapacağın "araştırma" ne kadar sıhhatli netice verir?!

O bakımdan benim sana tavsiyem;

Kendi kendine araştırma-karıştırma yapmak yerine, araştırılıp komprime hâle getirilmiş eserlerden istifade etmeye bak.

Meseleyi daha fazla uzatıp polemiğe dökmenin de bir anlamı yok. Ben sana her şeyi açık açık yazdım. Bundan sonrası demagoji olur.

Hasıl-ı kelam netice-i meram;

Senin bildiklerin, "araştırıp öğreneceklerin" senin, bizim bildiklerimiz de bizim olsun. Herkes gönlüne uygun gelen tarzda ameline-yoluna devam etsin.

Hellallik meselesini bu kadar düşünüyordun da, "kul hakkı" ile ilgili bu mevzuya girerken niye "balıklama" dalıp bu aciz kulun hukukuna tecavüz ettin?!

Bence sen önce bunu düşün! Geri tarafı sonra gelir.

Şunu unutma; atalarımız, "Üslûb-i beyan ayniyle insan" buyurmuşlar...

Kulağına küpe, kalbine nakş u bend olması dileğiyle...

Tekrar selamlar...
--------------------------------------------------------------

Okuyucunun cevabı:
tek sormak istedigim şu helalleşmesekde kul hakkından kurtuluyormuyuz?????

Cevabımız:
Selamün aleyküm&

............................. hanım, ben yazma özürlü olmadığım kanaatindeyim; fakat, nedense anlatamıyorum galiba& Onca yazılanlardan sonra gelip, hâlâ bu soruyu sorabilmen, kusura bakma ama, bana, eski bir medrese talebesiyle hocası arasında geçen o meşhur hikâyeyi/diyaloğu hatırlattı.

Hikâyeyi bilirsin& 40 yıl Teyemmüm bahsi okuyan bir talebe, icazet alacağında, hocasının, Peki evladım son olarak soracağın bir şey var mı? demesi üzerine, Hepsi tamam da hocam, su bulamazsak ne yapacağız?! mukabil sorusunu tevcih ediyordu...

Zarar yok, tekrar edelim. Rasûlüllah Efendimiz (s.a.v.), üzerinde kul hakkı bulunan kişilerin kendilerini mazlumlara (hakkı yenen kişilere) bağışlatmalarını tenbih ediyor; bunun yapılmaması durumunda haksızlık yapan kişinin salih amelleri, haksızlığı ölçüsünde alınarak hak sahibine verilir; eğer verilecek salih amel bulunamazsa/kalmazsa, o zaman da mazlumun günahları zâlime yüklenir, buyuruyordu. Bu biiir&

İkincisi, açıklamamızda demiştik ki; bu ibadet ve taatlerle kul borcu ödenmiş olmaz; bunlar, kul borcunun ödenmesine vesile teşkil ederler& Bu ne demektir? Böylece kişi, kul hukukiyle huzur-i ilahiye çıkmama bahtiyarlığına kavuşur. Tabii önüne çıkan vesileleri-sebepleri gözardı etmez, icabını yaparsa...
***

Şimdi soruna mukabil ben de sana soruyorum:

1. Bu açıklamalardan, helalleşmesek de kul hakkından kurtuluruz manası mı çıkıyor?! Bu ifadeden bunu anlamak, cidden büyük maharet ister doğrusu&

2. Şayet bu manayı çıkartabiliyorsanız, benimle helalleşmek için ne diye ısrar edip duruyorsunuz?


® Her Hakkım Saklıdır.
|l|lllll|lll||ll||lll|||lll|ll
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³ °¹²¹³
30-01-2008 10:50 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Derbent
Administrator
*




Üye Bilgileri
Mesaj Sayısı : 1,574
Üye no : 2
Durum :
 Rep BiLgisi
Rep Derecesi : 13
Rep Ver :

Mesaj: #3
Ynt: Muharrem ayında yapılması tavsiye edilen ibadetler



Sitemize Uye Olmadan Linkleri Goremezsiniz. Lutfen Giris Yapin veya Kayit Olun..


11-02-2008 09:45 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla  Konu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Sürümü Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Bu Konuyu Favorilerime Ekle

Forumlar Arası Geçişi

İletişim - Anasayfa - Yukarı Dön - İçeriğe Dön - Arşiv - RSS Syndication

Türkçe Çeviri: MyBB Turkiye
Üretici: MyBB 1.2.11
Lisans Hakları © 2002-2009 MyBB Group
Search Engine Optimization by SpiceFuse
Alt Forumlar Eklentisi by DragonFever
CleanBlue Theme Çeviri : ArchAngel
CBACK.DE CrackerTracker
Site Tasarım : ÇaKaL
Google Pagerank Checker